çalışmadığı halde yorgun olan nesil olmak
ne bir fabrikada vardiya, ne sekiz saatlik mesaide ter, ama yine de gece uykusuz, sabah halsiz. çünkü bu yorgunluk, bedensel değil, varoluşsal. “ne yapıyorsun?” sorusuna cevap vere…
ne bir fabrikada vardiya, ne sekiz saatlik mesaide ter, ama yine de gece uykusuz, sabah halsiz. çünkü bu yorgunluk, bedensel değil, varoluşsal. “ne yapıyorsun?” sorusuna cevap vere…
markete girersin, tek bir çalışan görürsün: kasada o, reyonda o, temizlikte o, sevkiyatta o, hatta “üst kat ofisle” bile o konuşuyor gibi. ama hem müşteri memnun değil, hem işveren…
kasada sıra sana gelmiştir. aldıkların bandın ucunda süzülür. görevli sorar: “migros club kartınız var mı?” ve sen dersin ki: “yok…” işte o an... görevlinin sesi bir ton düşer, bak…
girerken kararlı, çıkarken mağdur olunan olaydır. başta her şey net: -2'ye koydum, girişe yakın, yandaki kırmızı corolla. ama dönüşte... hiçbir şey hatırlanmaz. önce katları gezers…
selçuk tengioğlu, 2004 yılında hatay'da iki çocuğunu öldürmesiyle kamuoyunun tanıdığı bir isimdir. gerçekleştirdiği bu olayda biri kız biri erkek olan iki çocuğunu katletmiş, bir d…
2004 yılında, selçuk tengioğlu, hatay'da iki çocuğunu öldürdü, birini ağır yaraladı. bu vahşi cinayetlerin ardından müebbet hapis cezası aldı. ancak, dönemin infaz yasaları sayesin…
artık sadece kafada bir plan değil, trafikte sıkışınca, e-devlet'e girince, markette peynir görünce bile başlayan bir tepki: "ben bu ülkeden gitmeliyim." ne yaşanıyorsa hep “idare…
belge gösterirsin, “montaj” der. video izletirsin, “kesilmiş olabilir” der. döviz kuru gösterirsin, “amerika yapıyor” der. en sonunda kendin susarsın, o da “bak haklıymışım” der. a…
planlanmamış, istenmemiş ama “e hani görüşecektik?” diye zorlanan buluşmalardır. ne muhabbet akar, ne zaman geçer, ne sen orada olmak istersin, ama “ayıp olmasın” duygusu seni tuta…
sabah 09.00'da oturuyorsun ekran karşısına. kahveni koyuyorsun, sekmeleri açıyorsun, bir “hemen başlayayım” diyorsun… ama sonra gün geçiyor. sen geçemiyorsun. mailleri açıp cevapla…
bir sabah uyanırsın ve dizlerin seni önceden uyandırmıştır. “uyandım” demeden önce belin “biz kalkıyoruz” demiştir zaten. ya da müzik listesinde 2008 şarkısı çalar, “yeni çıkmıştı…
başlık gerçek, hissiyat kolektif. kira fiyatları öyle bir noktaya geldi ki, bir oda bir salona "çocuk okutulabilir" fiyatı yazılıyor. sahibinden'e giriyorsun, 100 m² ev → 28 bin tl…
ekonomik kriz değil bu, sürekli düşük ayarda yanan bir yangın. ama öyle bir yangın ki, herkes alışmış, kimse "yangın var" demiyor artık. sadece maaşlar eriyor, etiketler değişiyor,…
teoride: entry'ni yazarsın → üç noktaya tıklarsın → “sil” dersin → silinir. pratikte: entry'nin tutmuşsa, gündeme düşmüşse, fav almışsa… yakanı asla bırakmaz. çünkü ekşi'de entry s…
sitenin adı donanımhaber, ama girince ilk gördüğün şey: “abi kızlar neden böyle?”, “x partisi seçimde ne yapar?”, “sıfır araç mı, evlenmek mi?” donanım kısmı sadece dekor. asıl ola…
linkedin'e giriyorsun, bir bakmışsın herkes ceo. ama öyle holding falan değil… “ahmet creative works”, “ayşe global solutionist”, “elif international trade vision” gibi tek kişilik…
bir şey satmaya çalışıyorsun. fiyat makul, açıklama net, fotoğraflar tertemiz. ve sonra mesaj geliyor: “kardeşim 90 olur mu? nakit hemen geliyorum.” ama sen 150'ye koymuşsun. ürün…
2011'de başlayan suriye iç savaşıyla türkiye'ye gelen suriyeli sığınmacı sayısı 3,6 milyonu aştı. başlangıçta "misafirlik" olarak görülen bu durum, artık kalıcı bir mesele haline g…
cemre demirel, 1989 doğumlu. galatasaray üniversitesi iktisat mezunu, ardından istanbul üniversitesi'nde felsefe doktorası yapmış. akademik kariyerine rağmen, internet dünyasında "…
artık kimseye kendini ispat etme derdin kalmaz. çünkü herkesin zaten kendi hayat derdi vardır. haklı çıkmak yerine “boşver ya” demeye başlarsın. eskiden cevap verdiğin şeylere, art…