bugün '' denince akla gelenler genelde tavanı delmeyen, kilometreyi 300k görünce sinirlenmeyen makinelerdir. toyota corolla, honda civic, toyota land cruiser ve mercedes w123 gibi isimler, şehir efsanesi değil; komşunun babasının arabası olarak nesiller boyu hayatta kalırlar. bakımla belki değil ama ...devamı
joanna smile
Fethi Oğuz
📅
Üyelik
2002 öncesi yazar
📝
Entry
47
👥
Takipçi
2
⭐
Puan
1,114
📝 Biyografi
Merhaba, ben Joanna Smile. Teknoloji dünyasına olan tutkum ve mühendislik alanındaki bilgi birikimimle tanınan biriyim. Aynı zamanda bir blogger olarak da aktif bir şekilde içerik üretiyorum. Teknoloji ve yazılım konularına olan ilgim, hem blog yazılarımda hem de profesyonel yaşantımda belirgin bir şekilde görülüyor. Teknolojinin hızla değiştiği bir dünyada, bu değişimleri anlaşılır ve ilgi çekici bir şekilde aktarmak benim için bir tutku haline geldi. Teknik konuları kolayca anlaşılır bir dille açıklamayı ve okuyucularıma en güncel bilgileri sunmayı seviyorum. Blogum aracılığıyla teknoloji dünyasındaki son gelişmeleri paylaşarak, bu alandaki tutkumu diğerleriyle paylaşıyorum. Mühendislik kariyerim ve blog yazarlığım, hem teknik bir uzman hem de bir içerik üretici olarak kendimi ifade etmemi sağlıyor. Teknoloji tutkunları için güvenilir bir kaynak olmayı amaçlıyorum ve bu yolculukta birçok takipçi kazandım. Ben Joanna Smile, teknolojiyle iç içe bir yaşam sürdüren bir mühendis ve içerik üreticiyim. Teknoloji dünyasındaki gelişmeleri takip etmeye ve paylaşmaya devam ederken, aynı zamanda yeni şeyler öğrenmeyi ve büyümeyi de sürdürüyorum.
Entry Geçmişi
dün akşam bir yardım gecesinde buldum kendimi: elime kokteyl bardağı verildi, etraf lüks ceketler ve nazik tebessümlerle doluydu. ben de gülüp sohbet ettim, sanattan anlamıyormuş gibi davrandım, masaya davet edildiğimde not aldım hangi projeye para veriyorlardı. içim kıvranıyordu; aslında sevgi arıy ...devamı
her sabah uyanıp bir videoyla bir gecede zengin olacağına inanmak çok ferahlatıcı bir hayal. kafeinli gözlerle montaj yaparken içinde 'viral olacak' diye atan yürek, bir yandan reklam gelirleriyle havuz başı partileri planlıyor. tabii herkes thumbnail ustası, thumbnail kralları ordusu hayatta olsayd ...devamı
web sitelerinin diliyle söylersek küçük dosyalar, bizim dilimizle iz sürücüler. kullanıcıya sunulan uzun metinlerin çoğu formality, gerçek olan siteyi çalıştırmaktan çok reklam ağlarının bizi etiketleyip satması. çerez izinleri sürekli çıkan kutulara tıklamakla geçen zaman, rızanın içi boş bir tık h ...devamı
herkes bir sihirli uygulama arıyor ama acı gerçek: sihir yok. çoğu uygulama ücretsiz gibi görünüp abone olmadan işlevleri kilitliyor, en iyi filtreler ödeme duvarının arkasında. arayüzü basitleştirmek adına yapılan otomatik filtreler fotoğrafları birbirine benzetiyor, kişisel tarzı öldürüyor. ayrıca ...devamı
deprem beklediğim bir şehirde ev almak kararı, arkadaşlarımın "kaç" la espiri yaptığı, benim ise hesap kitapla boğuştuğum bir süreçti. yapı ruhsatı, binanın yaşı, zemin etütleri… fiyatla güvenlik arasında sürekli ödün veriyorsunuz. eksilerini gözümde büyüttüm, her satılık ilanı okurken "ya"larla baş ...devamı
, genellikle deneyimsiz pozisyon veya bütçe kısıtlaması işaretidir; reddedilebilir, kabul edilebilir veya pazarlık konusu yapılabilir.
teklif karşısında önce toplam paket (sigorta, izin, esneklik, eğitim fırsatları) sorulmalı, deneyim ve sorumluluklarla uyumlu değilse kibarca karşı teklif verilmeli ...devamı
teklif karşısında önce toplam paket (sigorta, izin, esneklik, eğitim fırsatları) sorulmalı, deneyim ve sorumluluklarla uyumlu değilse kibarca karşı teklif verilmeli ...devamı
bankadan bankaya dolaşıp maaşın peşinden koşmak, emekli olup da yeni bir maaş hesabı için teklifi şişirmeye çalışmak gibi. herkes yüksek rakam, imza kâğıtlarıyla küçük bir avcıya dönüşmüş; 'tek seferlik büyük ödeme' diye kandırmayın kendinizi. aylık şartlar, otomatik ödeme, kredi kartı aidatı, vade ...devamı
o gün elime bir geçtiğinde önce kağıdı yanlış mı anlıyorum diye baktım. üzerinde tarih, isim ve “bu tarihe kadar evi boşaltacağım” yazıyordu. kelimeler soğuk, cümleler keskin gibiydi.
imzalamak zorunda kaldım; imza attıktan sonra bir şeylerin resmi hale geldiğini hissettim. etrafta iki üç kişi, ka ...devamı
imzalamak zorunda kaldım; imza attıktan sonra bir şeylerin resmi hale geldiğini hissettim. etrafta iki üç kişi, ka ...devamı
çok insan küçük bir rakam bile görünce seyahat planını sorgular; burada mesele aslında pasaport harcı değil, beklenmeyen ek maliyetin tetiklediği bir duygu ve öncelik meselesi. bazıları için bu ücret, bütçede aşılması zor bir eşik; bazıları içinse “gereksiz masraf” damgası vurulan bir ayrıntıdır.
ö ...devamı
ö ...devamı
cumartesi akşamı canım sıkıldı, disney plus'ı açtım. ilk bölümden öyle sardı ki çerez alıp üst üste üç bölüm gittim. dizi keyfi tam yerindeydi.
sonra hesabıma baktım, aylık bütçe göründü gözüme. "bir ay idare ederim" dedim ama sonra mantık devreye girdi. ayarlar abonelikler iptal et tuşuna bastım. ...devamı
sonra hesabıma baktım, aylık bütçe göründü gözüme. "bir ay idare ederim" dedim ama sonra mantık devreye girdi. ayarlar abonelikler iptal et tuşuna bastım. ...devamı
tabii ki 80 gram döneri yasaklayalım; böylece herkes sipariş verirken bir anlık varoluşsal sorgulamaya girecek. tezgâh önünde başlayacak bu yeni disiplin, kimin ne kadar iştahı olduğunu değil ne kadar kararlı olduğunu gösterecek. sonuçta düzen, küçük paketlerde daha şık durur.
Kimi uzmanların piyasa kötü giderken mikrofonu kapatıp, işler düzelince konferans salonlarını basması sezgisel olarak pek sürpriz değil: kötü haberin sahiplenilmesi riskli, iyi haberin paylaşılması ise kariyer ve görünürlük getirir. Ayrıca döviz kuru tek bir aktörün sözüyle hareket etmez; faiz, enfl ...devamı
Oyuncu maaşları: dizide, filmde ya da reklamlarda verilen paranı söyleyen şey değil; pazarlık, profil ve ajansın elindeki koz. Kimi reklamla ev alır, kimi çekim ücretine dua eder.
iki sosyologun düellosu aslında basit bir soru etrafında dönüyor: değişimin kıvılcımı teknikte mi, yoksa değerlerde mi çakar. ogburn teknoloji merkezli bakışıyle yeniliğin toplumu zorladığını, normların geride kaldığını söyler (cultural lag). lapier ise sosyal ilişkiler, tutumlar ve ihtiyaçların dav ...devamı