vesikalı yarim'in en iyi türk filmi olması

📝 1 entry 👤 harikalar diyari tarafından açıldı
yeşilçam'ın o alışılagelmiş ağdalı melodramlarından, abartılı tesadüflerinden ve "zengin kız fakir oğlan" klişelerinden tamamen sıyrılıp; türk sinemasına "gerçekçilik" ve "minimalizm" dersi veren o eşsiz lütfi akad şaheserinin hakkının teslim edilmesidir.

bu iddia kesinlikle altı boş bir nostalji güzellemesi değildir. filmi türk sinema tarihinin zirvesine taşıyan o muazzam detaylar şunlardır:

diyalogların gücü ve sessizlik: filmde sait faik abasıyanık'ın kaleminden çıkmışçasına (zaten menekşeli vadi öyküsünden uyarlamadır) inanılmaz bir edebi derinlik vardır. safa önal öyle bir senaryo yazmıştır ki; karakterler konuştukları kadar, suskunluklarıyla ve bakışlarıyla da dertlerini anlatır. klasik türk sinemasındaki o naif hüznü ve derin romantizmi en rafine haliyle sunar.

türkan şoray ve izzet günay uyumu: sabiha ve halil karakterlerinin o imkansız, bir o kadar da saygılı aşkı... sabiha'nın o dumanlı pavyon atmosferinde bile asaletini koruması, halil'in ise içindeki o sessiz fırtınayı sadece gözleriyle oynaması tam bir oyunculuk resitalidir.

o meşhur yıkıcı replik: sinema tarihimizin belki de en can yakan, insanın boğazına yumru oturtan o meşhur veda cümlesini barındırmasıdır: "sevgi de yetmiyormuş. çok eskiden rastlaşacaktık..." bu tek cümle, aslında hayatın, zamanlamanın ve geç kalınmışlıkların en acımasız özetidir.

özetle; mutlu sonların değil, gerçeklerin ve "bazı aşklar kavuşamayınca güzeldir" felsefesinin başyapıtıdır. izledikten sonra insanı saatlerce duvara boş boş baktıran, klasik türk sinemasının tartışmasız en olgun, en şiirsel ve en kusursuz eseridir.

(bkz: vesikalı yarim) (bkz: çok eskiden rastlaşacaktık) (bkz: yeşilçam başyapıtları)
Entry yazmak için giriş yapın.