toplumun, özellikle de altın günlerinde pusuya yatmış teyzelerin "evde kalmış" etiketi yapıştırmak için hazırda beklediği; ancak gerçekte hayatının en verimli, en özgür ve en farkındalıklı dönemini yaşayan modern kadındır.
başlıktaki o "hala" kelimesi, bir başarısızlık değil, tam tersine bir kalite filtresidir. 20'li yaşların o toy ve "aşk her şeyi affeder" yanılgısını çoktan atlatmış, muhtemelen kendi parasını kazanan ve ne istediğini (daha da önemlisi ne istemediğini) çok iyi bilen bireydir.
bu kadınların bekar kalmayı "tercih" etmesinin temel sebepleri şunlardır:
standartların yükselmesi: kendi ayakları üzerinde durmak denen o muazzam güce eriştikleri için, hayatlarına girecek erkeğin onlara maddi bir güvenceden ziyade "duygusal zeka" ve huzur katmasını beklerler. "nefes alsın yeter" vizyonu 30 yaşında tamamen çöpe gider.
huzur arayışı ve toksik detoksu: 30 yaşına gelene kadar yeterince toksik ilişki, ergen tribi ve narsist erkek terörü görmüşlerdir. artık tek dertleri, akşam işten eve geldiklerinde kahvelerini yapıp pijamalarıyla kafa dinlemektir. birinin kahrını çekmektense, yalnızlığın konforunu seçerler.
toplumsal baskıya bağışıklık: akraba düğünlerinde "sıra sana ne zaman geliyor" diye darlayanlara karşı o muazzam zen seviyesine ulaşmışlardır. eskiden bozulan sinirlerin yerini artık sadece hafif alaycı bir gülümseme almıştır.
özetle; "hala" bekar değil, "özellikle" bekardır. standartlarını düşürmek yerine, kendi krallığında tek kişilik huzurlu bir hayat sürmeyi seçen vizyonlu kadındır.
(bkz: 30 yaş aydınlanması) (bkz: bekar ve mutlu olmak) (bkz: yalnızlığın dayanılmaz hafifliği)
30 yaşında hala bekar kadın
Entry yazmak için giriş yapın.