ücretsiz dağıtılan ürünler kulağa masum gelir ama çoğu zaman tüketiciye değil pazara hizmet eder. küçük ambalajlarda gönderilen tadım ürünleri gerçek kullanımını yansıtmaz; kalitesiz numuneler markayı çekici gösterse de uzun vadede hayal kırıklığı yaratır. kampanya kayıtlarıyla toplanan kişisel veriler satın almaya teşvik eden hedefli reklamlara dönüşür; 'hediye' görünürken müşteri profili çıkarılır.
toplumsal açıdan da kırıcıdır: sınırlı sayıda dağıtılan numuneler kuyruk, stokçuluk ve ikinci el satışı doğurur, ihtiyaç sahibiyle değil en hızlı olanla buluşur. çevresel atık, kısa ömürlü ürünler ve beklenti bozulması küçük üreticinin rekabet edebilirliğini zedeler. aslında çoğu tüketici alışkanlığını şekillendirmeye yönelik akıllıca kurgulanmış bir köprüden ibarettir.
eşantiyon
: mağaza ya da fuarda markanın dağıttığı küçük ücretsiz ürünler. ben geçen ay kasiyerin hemen yanında kurulu standın önünde durdum, görevli nazikçe bir paket uzattı. önce kibarca reddettim, sonra 'bir ısırık ne kaybettirir' diye düşündüm ve paket açıldı. tadı beğendikçe ikinciye, üçüncüye uzandım; her seferinde yüzümde küçük bir zafer. sonunda elimde bir avuç minik paket, poşette broşür, kafamda 'bunu almayınca haksızlık etmiş gibi olacak mıyım' sorusu kaldı.
çıkarken komik bir vicdan sorgulaması yaşadım: alan insan mı cömert olur yoksa pazarlamacının oyununa gelmiş mi? eve geldim, denediklerimi tattım ve birkaçını gerçekten beğendim. sonuç: ücretsiz küçük mutluluklar, bazen raflarda alışveriş listesi yapmama sebep oluyor.
çıkarken komik bir vicdan sorgulaması yaşadım: alan insan mı cömert olur yoksa pazarlamacının oyununa gelmiş mi? eve geldim, denediklerimi tattım ve birkaçını gerçekten beğendim. sonuç: ücretsiz küçük mutluluklar, bazen raflarda alışveriş listesi yapmama sebep oluyor.
Entry yazmak için giriş yapın.