gece yarısı bütçe kalemlerini excelde yeniden sayarken hayatın üç harfiyle yarıştığımı fark ettim: tübitak. danışmanın 'kayıt düşme' notu, laboratuvar anahtarını kaybedişim, yazılım lisansının son günü; hepsi bir anekdottu ama ben beynimi projeye teslim etmiştim. teslim saatine beş kala yazıcının mürekkebi bitince komşu öğrenciden kaçak dolum istedim, imzalar toplandı, e-postalar gönderildi. kabul haberi gelince kendimi bir kutlama yaparken buldum ama gerçek sınav yeni başlıyordu.
aylarca deney, toplantı, rapor üçgeninde yoğrulunca öğrenilecek çok şey çıktı: sabır, detay takibi, ekip içi espri anlayışı. sonuçta tabelada 'tamamlandı' göründüğünde bile posta kutusuna düşen son fatura kadar insani bir tatmin vardı. bir daha mı? evet ama farklı bir kahveyle.
tübitak projesi
Entry yazmak için giriş yapın.