yıllardır "altından daha güvenli liman" olarak görülen, ancak son yapılan vergi düzenlemeleri ve sıkı denetimlerle birlikte yatırımcısına soğuk duş aldıran ekonomik çöküş dalgasıdır.
piyasadaki bu paniğin ve fiyatların 6-7 milyon bandından aşağı doğru (neredeyse %20-30'luk kayıplarla) çakılmasının ana sebebi; gelir idaresi başkanlığı'nın "satış bedelleri" üzerindeki merceğidir.
olayın perde arkası ve düşüşün nedenleri şöyledir:
1. gerçek bedel üzerinden vergi zorunluluğu:
eskiden plaka satışları noterde "belediye rayiç bedeli" üzerinden (çok düşük rakamlarla) gösterilip, el altından milyonlar dönüyordu. yeni düzenleme ile devlet, "satışın gerçek piyasa değeri üzerinden vergilendirilmesini" şart koştu. bu da alım-satım masraflarını ve çıkacak vergiyi devasa boyutlara taşıdı. kimse bu "yeni maliyeti" üstlenmek istemeyince piyasa kilitlendi.
2. inceleme ve ceza korkusu:
geçmişe dönük satışların da inceleneceği dedikodusu, plaka sahiplerini ve oto center esnafını tedirgin etti. "acaba sattığım plakadan ceza yer miyim" korkusu, satış iştahını bıçak gibi kesti.
3. alternatif taşıma ve rekabet:
sadece vergi değil; martı tag gibi paylaşımlı yolculuk uygulamalarının yaygınlaşması ve ibb'nin (ukome) piyasaya sürekli yeni taksi sürme hamleleri, plakanın "bulunmaz hint kumaşı" olma özelliğini yitirmesine neden oldu.
4. kredilerin kapanması:
bankaların ticari kredilerdeki muslukları kısması, nakit paranın (cash) kral olduğu bu dönemde 5-6 milyon tl'yi bir anda verecek alıcı (babayiğit) bulmayı imkansız hale getirdi.
sonuç:
galericilerin "alım yapmıyoruz" tabelası astığı, plaka sahiplerinin "zararına satmam" diye direndiği ama balonun yavaş yavaş söndüğü bir dönemdeyiz. bu düşüş, taksiciliği "yatırım aracı" olmaktan çıkarıp tekrar "hizmet sektörü"ne döndürebilir.
(bkz: değer artış kazancı vergisi) (bkz: taksi plakası borsası) (bkz: sarı taksi sorunu)
taksi plakasında sert düşüş
Entry yazmak için giriş yapın.