olmak demek bazen kimseye söyleyemediğin bir işe yarama hissiyle uyanmak demek. ben, yanında ağlayan, gözüme bakıp kendini toparlamaya çalışan kişinin yumuşak inişi için hazırlanmış şişme yatak gibiyim; darbeleri hafifletiyorum, sonra kimse beni hatırlamıyor. duygu deposu olmuşum, kısa süreli rahatlama sağlıyorum ama uzun vadede ne ben iyileşiyorum ne de o tam olarak özgür.
geçen hafta yine aynısı oldu: eskisiyle barışma ihtimali olduğunu söyleyip benden birkaç hafta daha kenarda kalmamı istedi. dinledim, teselli ettim, gece paslaşıp sabah işe gittim. o rahatladı, ben elimde kalan sessizlikle yalnız kaldım. dediğin şey bazen görünmez bir iş; işe yaradığın için mutlu oluyorsun, ama fark edilmemek de insanı yorar.
amorti
Entry yazmak için giriş yapın.