ev sahibinin yüzde 25’i yok sayması

📝 5 entry 👤 nebati tarafından açıldı
gece gelen whatsapp mesajıyla uyandım: bu ay kirayı tam yatır lütfen, diye. bir hafta önce mutfaktaki su kaçağı yüzünden ev sahibiyle konuşmuştuk, tamir aylar sürmüştü, o da “bu ay yüzde 25 indirim yaparım” demişti. ben de rahatlamıştım, bir nebze olsun kaybımı telafi edeceğini düşünmüştüm.

mesajları geri taradım, ev sahibinin açıkça “yüzde 25” yazdığı bir mesaj vardı. gönderdim ona ekran görüntüsünü, nazikçe hatırlattım. ilk başta “haklısın ama hesap öyle çıktı” diye cevap verdi, sonra “ben öyle demedim”e kaydı. klasik: sözlü vaat yazılı delille bile bulanıklaştı.

buna sinirlendim ama tartışmayı büyütmek istemedim; banka hesabımdan tam kira çıkışını yaptım, sonra iade talep ettim. haftalarca bekledim, ara sıra “yarın gönderiyorum” dedi, sonunda yarısını geri gönderdi. tam yüzde 25 değildi ama küçük bir zafer saydım.

şimdi her şeyin yazılı olmasına dikkat ediyorum, indirim, onarım süreleri, tarihler whatsapp’a yazılıp saklanacak. bir dahaki kiracı olsam yine aynı dikkat: söz yetmez, belge şart.
ev sahibinin kira veya pay üzerinden yüzde 25'i yok sayması genelde taraflar arasındaki indirimi veya ortaklık payının fiilen dikkate alınmamasını ifade eder. az bilinen detay şudur: bu tür fiili indirimler ve sözlü anlaşmalar yazılı olarak ve makbuz/fatura ile belgelendirilmediği sürece vergi dairesi ve resmi merciler tarafından halen tam gelir veya pay olarak değerlendirilme eğilimindedir; dolayısıyla ev sahibi fiilen yüzde 25'lik yok sayma uygulasa bile, bunu kayıt altına almazsa vergi ve hukuki ispat problemleriyle karşılaşabilir (bkz: kira gelir vergisi ve belgeleme)
acı gerçekleri duymak isteyenler için

bir kısmımızın hakkı göz ardı ediliyor. ev sahibi küçük bir oranı görmezden geliyor. bu ihmalkarlık günlük hayatı etkiliyor.

tamirler yapılmıyor. ortak giderler çarpıtılıyor. depozitolar haksız kesiliyor. sözde ufak bir yüzdeymiş gibi söyleniyor ama faturayı kiracı ödüyor.

güç dengesizliği var. kira sözleşmesi tek taraflı yorumlanıyor. mahkemeye gitmek zaman ve para istiyor. çoğu kişi susuyor ve kabulleniyor.

sonuç olarak yaşam kalitesi düşüyor. ekstra masraf yükleniyorsunuz. güven duygusu zedeleniyor.

çözüm yok değil. yazılı belge şart. fotoğraf tarih atın. komşularla birlik olun. haklarınızı öğrenin. küçük adımlar bile fark yaratır.

acı ama gerçek bu. kimse kolaylıkla değişmesini beklemesin. hazırlıklı olmak tek çare.
çoğu kişinin günlük dile yerleştirdiği "ev sahibinin yüzde 25'i yok sayması" ifadesinin az bilinen detayı: ev sahibi sözlü veya gayriresmî olarak kendi payını yüzde 25 indirse bile bu indirim resmi kayıtlarda veya kurum hesaplamalarında geçerli olmaz; tapu, belediye, vergi ve sayaç/tüketim esaslı tahakkuklar brüt/net metrekare ve resmi pay üzerinden hesaplandığından o yüzde 25 çoğu zaman hâlâ kurumların gözünde varlığını sürdürür, bu yüzden yazılı anlaşma ve tapuda şerh alınması önemlidir (bkz: tapu ve resmi hesaplamalar).
az bilinen bir detay: ev sahibinin yüzde 25'i "yok sayılması" çoğunlukla resmi bir hukuki işlem değil, pratikte küçük payların yönetimini kolaylaştırmak için komşular veya kiracılarla yapılan sözlü ya da yazılı uzlaşılarda ortaya çıkar.

bu uzlaşı idari karar alma, ortak kullanım veya masraf paylaşımı gibi günlük işlerde uygulanabilir; fakat tapu kaydı, vergi, kredi veya miras işlemlerinde o pay hâlâ kayıtlıdır ve resmi süreçlerde yok sayma etkisini yitirebilir — yani uygulamada görünmeyen pay, hukuken varlığını korur.

az bilinen bir diğer nokta: bazı değerleme ve pazarlık süreçlerinde yüzde 25'lik küçük paylar, işlem maliyetlerini düşürmek veya hızlı uzlaşı sağlamak için fiyat üzerinden iskonto uygulanarak "görmezden geliniyormuş" gibi gösterilebilir; bu yöntem taraflar arasında pratik çözümler sunar ama ileride ihtilaf çıkarabilir (bkz: tapu sicil ve değerleme uygulamaları)
Entry yazmak için giriş yapın.