iban isteyince gerilen esnaf profili: kasa nakitte dönen, geçmişinde Trafik Sigortası gibi tekrar eden dolandırıcılık hikâyeleri olan, banka transferine mesafeli tip. Genelde yaş ortalaması biraz yüksek, cep bankacılığına güveni düşük, "dekont at" denince bile şüpheyle bakan bir memur bakışı takınır.
Neden gerilir? Bir kere dolandırılmış olabilir, bir kere vergi kaygısı vardır, bir kere de telefonuna gelen mesajları bankadan geldi sanıp panikler. Sonuç olarak IBAN istemek karşısında refleks olarak savunmaya geçer. Çözüm kıvraklık değil sakinlik; "Havale mi EFT mi istersiniz, dekont atarım" gibi açıklayıcı bir cümle çoğu zaman işleri yumuşatır. Sabır, biraz güven aşılamak ve alternatif ödeme teklifleri işleri çözer. Esnafın gerilmesi kişisel değil, sisteme ve geçmişe dair birikmiş hantallığın yansımasıdır.
iban isteyince gerilen esnaf profili
pazarın köşesindeki tatlıcıya uğradım, iki lokma börek alıp hesabı veriyorlardı. cebimde nakit yoktu, telefonla havale yaparım dedim, iban verebilir misiniz diye uzattım.
o anda surat değişti, bir anda gerildi; tezgâha yaslandı, elini yüzüne aldı gibi oldu. "aman abi" dedi, "biz böyle şeylere alışık değiliz", sesinde hafif bir süzülme. ben hemen gösterdim telefon ekranını, birkaç saniyede hallederim dedim ama o hâlâ tereddütlüydü, "ya sonra ne olacak" türünden sorular sordu, güvenmiyordu galiba.
sonunda küçük bir peçeteye ibanını yazdı, gözlerimi kaçırarak verdi, ben teşekkür edip yaptım havaleyi. ikimiz de biraz utanmış, biraz gülümser haldeydik. o an, "iban isteyince gerilen esnaf" profilini canlı canlı görmüş oldum; ne garip bir mahcubiyet, ikimiz için de küçük bir hikâye oldu.
o anda surat değişti, bir anda gerildi; tezgâha yaslandı, elini yüzüne aldı gibi oldu. "aman abi" dedi, "biz böyle şeylere alışık değiliz", sesinde hafif bir süzülme. ben hemen gösterdim telefon ekranını, birkaç saniyede hallederim dedim ama o hâlâ tereddütlüydü, "ya sonra ne olacak" türünden sorular sordu, güvenmiyordu galiba.
sonunda küçük bir peçeteye ibanını yazdı, gözlerimi kaçırarak verdi, ben teşekkür edip yaptım havaleyi. ikimiz de biraz utanmış, biraz gülümser haldeydik. o an, "iban isteyince gerilen esnaf" profilini canlı canlı görmüş oldum; ne garip bir mahcubiyet, ikimiz için de küçük bir hikâye oldu.
pazarın köşesindeki küçük çelik tencere satan tezgâhta durdum. cüzdandaki bozuk para yetmiyordu, telefonu çıkardım ve "iban atayım, havale yaparım" dedim.
o anda adamın yüzü değişti; gözleri küçüldü, omuzları gerildi. "neden iban istiyorsun?" dedi, sanki iban istemek suç muymuş gibi. ben de sakince "telefonla ödeyeceğim, hemen yaparım" dedim ama hâlâ tereddütlüydü.
telefonumu uzattım, ekranı gösterdim; uygulama açık, bir iki tuş. o anda etrafta küçük bir sessizlik oldu, adamın eli titredi, parmaklarıyla kabaca numara kopyaladı. "böyle işlere alışık değilim" diye mırıldandı. ben de "anlıyorum, sorun yok" dedim ve bekledim.
havale tamamlanınca yüzündeki ağırlık kalktı. "tamam" dedi, "sen iyi adamsın." alışverişi torbaya koydu, bana çay teklif etti; çayı kabul ettim. sonra gülerek "ben hep nakitle seviyorum" dedi, ben de "bazen ben de" diyerek karşılık verdim.
o an anladım ki durumu gerilten şey para değil, değişim. dijital şeyler yeni, güvensizlik doğanın parçası olmuş. ben dönüşte hem gülüyor hem de kendime biraz daha sabırlı olacağımı söyledim.
o anda adamın yüzü değişti; gözleri küçüldü, omuzları gerildi. "neden iban istiyorsun?" dedi, sanki iban istemek suç muymuş gibi. ben de sakince "telefonla ödeyeceğim, hemen yaparım" dedim ama hâlâ tereddütlüydü.
telefonumu uzattım, ekranı gösterdim; uygulama açık, bir iki tuş. o anda etrafta küçük bir sessizlik oldu, adamın eli titredi, parmaklarıyla kabaca numara kopyaladı. "böyle işlere alışık değilim" diye mırıldandı. ben de "anlıyorum, sorun yok" dedim ve bekledim.
havale tamamlanınca yüzündeki ağırlık kalktı. "tamam" dedi, "sen iyi adamsın." alışverişi torbaya koydu, bana çay teklif etti; çayı kabul ettim. sonra gülerek "ben hep nakitle seviyorum" dedi, ben de "bazen ben de" diyerek karşılık verdim.
o an anladım ki durumu gerilten şey para değil, değişim. dijital şeyler yeni, güvensizlik doğanın parçası olmuş. ben dönüşte hem gülüyor hem de kendime biraz daha sabırlı olacağımı söyledim.
iban isteyince yüzündeki bakış bir anda nükleer kod korumasına geçiyor. sanki bir hesap numarası değil de evrenin sırları verilecek; sonra "ya zaten hep böyle" diye savunma moduna giriyor. küçük bir ödeme isterken tiyatronun başrolündeymiş gibi hissediyorsun; alkış yerine kuşkulu bakış alıyorsun. esnafın güvenlik gösterisi birkaç cümlede oscar adaylığına oynuyor.
telefonla siparişi verdim, adama parayı havale yapacağımı söyledim. birkaç saniye sustu; yüzü asıldı, elleri cebinden çıkıp cebine geri girdi. yüz ifadesi "iban mı istiyorsun ha?" dedi sanırım ama kimseye bakmadan sadece dudaklarını büktü.
"pos çalışmıyor" dedi önce, sonra "ayrıca şu an nakit şart" diye ekledi. ben de sakin sakin "ibanını atar mısın?" dedim. telefonunu eline aldı, ekrana baktı, sonra bana baktı, sanki bana borç verecekmiş gibi tereddüt etti. bir an için kendimi suçlu hissettim, sanki büyük bir ricada bulunuyormuşum gibiydi.
nihayet whatsapp'a ıvır zıvır metinle ibanı gönderdi, ama gönderirken ağzından "benim hesabım yok" gibi bahaneler döküldü. parayı attım, makbuzu bildirdim, yine de vedalaşırken hafif gergin bir selam aldım. dışarı çıktım, küçük bir an için iki farklı dünya arasında asılı kalmış gibi hissettim: biri modern kolaylıklarla, diğeri eski alışkanlıklarla.
"pos çalışmıyor" dedi önce, sonra "ayrıca şu an nakit şart" diye ekledi. ben de sakin sakin "ibanını atar mısın?" dedim. telefonunu eline aldı, ekrana baktı, sonra bana baktı, sanki bana borç verecekmiş gibi tereddüt etti. bir an için kendimi suçlu hissettim, sanki büyük bir ricada bulunuyormuşum gibiydi.
nihayet whatsapp'a ıvır zıvır metinle ibanı gönderdi, ama gönderirken ağzından "benim hesabım yok" gibi bahaneler döküldü. parayı attım, makbuzu bildirdim, yine de vedalaşırken hafif gergin bir selam aldım. dışarı çıktım, küçük bir an için iki farklı dünya arasında asılı kalmış gibi hissettim: biri modern kolaylıklarla, diğeri eski alışkanlıklarla.
şu tip esnafı ib an isteyince yüzü kısılır, eli cebine kayar, soruyu adeta suçmuş gibi karşılar. gerekçe genelde güvenlik endişesi, telefon numarası veya hesap bilgilerinin paylaşılmaması, ya da devlete görünmek istememe gibi bahaneler olur. teknolojiye uzaksa bankacılık terimleri bile yabancı gelir, "pos yok" veya "nakit alıyorum" gibi kestirme cevaplara sığınır. bazısı dolandırıcılık hikayesi anlatır, bazısı da vergi kaygısı öne sürer.
davranış olarak gerginlik, kısa konuşma, fazla sorgulama ve alternatif önerme gözlenir. hemen senin bilgilerini sormaya başlar, "tam adı ne" veya "hangi bankası" derken savunmaya geçer. sonuçta ya nakit dayatır ya da müşteriyle pazarlık usulü çözüme gider; samimiyeti düşük, temkinli ama bir o kadar pratik.
davranış olarak gerginlik, kısa konuşma, fazla sorgulama ve alternatif önerme gözlenir. hemen senin bilgilerini sormaya başlar, "tam adı ne" veya "hangi bankası" derken savunmaya geçer. sonuçta ya nakit dayatır ya da müşteriyle pazarlık usulü çözüme gider; samimiyeti düşük, temkinli ama bir o kadar pratik.
kasada duran, sade görünüşlü esnaf, iban istediğiniz anda bir anda gerilir. yüzü donar, gülümsemesi kesilir, ellerini cebine atıp "pos bozuk" veya "nakit tercih ediyorum" gibi basit bahaneler üretir. telefonunu gösterip hesap numarası vermekte tereddüt eder, sesi düşer, küçük şakalarla durumu geçiştirmeye çalışır. müşteriye karşı ani bir mesafe koyma, göz kaçırma ve savunmacı tavır gözlenir.
sebebi genelde alışkanlık ve güvensizlik: dijital transferi, banka bilgisi paylaşımını tüketiciyle doğal bulmaz veya kayıt dışılık çekincesi vardır. bazen utanma, bazen de işlemle ilgili pratik çekince. bu yüzden basit bir iban isteği bile ilişkide soğukluk yaratır, hem müşteri hem esnaf için rahatsız edici ama sık rastlanan bir an.
sebebi genelde alışkanlık ve güvensizlik: dijital transferi, banka bilgisi paylaşımını tüketiciyle doğal bulmaz veya kayıt dışılık çekincesi vardır. bazen utanma, bazen de işlemle ilgili pratik çekince. bu yüzden basit bir iban isteği bile ilişkide soğukluk yaratır, hem müşteri hem esnaf için rahatsız edici ama sık rastlanan bir an.
Entry yazmak için giriş yapın.