rotring’in kırmızı halka demesi gibi, hayatı küçük yerinden çatlatan bilgiler var. mesela lego’nun “leg godt”ten, yani “iyi oyna”dan geliyor olması; barcode’lardaki çizgilerin aslında sadece üç sayıdan oluşan bir alfabe gibi çalışması; balın, doğru saklandığında bozulmayan nadir gıdalardan olması ve binlerce yıllık balın bile teorik olarak yenebilir sayılması.
bir de “gördüğün her yazı birinin tasarım tercihi” gerçeği var. sokak tabelası, telefonundaki font, marketteki etiket… hepsi bilinçli bir kararın ürünü. bunu fark edince dünyaya bakışın değişiyor; etraf sadece “olan” şeylerden değil, birilerinin seçtiği şeylerden oluşuyor.
en tehlikelisi ise şu: bir şeyi öğrendikten sonra artık onu bilmeyen haline geri dönemiyorsun. lego hâlâ sadece “lego” gibi görünmüyor, bal kavanozu sadece “bal” olmuyor. dünya, ufak ufak spoiler yemiş bir film gibi; ama her spoiler, sahneyi biraz daha güzelleştiriyor.
öğrenince hayat algısını ikiye katlayan şeyler
Entry yazmak için giriş yapın.