yüksek sesle söylenen cümlelerde değil, küçük reflekslerde ortaya çıkar. dinliyormuş gibi yapmaz, gerçekten dinler. anlattığın önemsiz bir detayı haftalar sonra hatırlar. “iyiyim” dediğinde ses tonundan iyi olmadığını anlar ama üstüne gitmez. sen yorulduğunda fark etmeden tempoyu düşürür, mutlu olduğunda pay kapma derdine girmez. en belirgin işaret ise şudur: seni değiştirmeye çalışmaz, seni olduğu hâliyle savunur. çoğu zaman sevgi, büyük laflar değil; sessiz bir özen olarak yaşanır.
bir kadının sevdiğini gösteren detay
büyük sürprizlerde, pahalı hediyelerde veya süslü sözlerde değil; erkeğin fark etmediği o anlık "düzeltme" refleksinde gizli olan detaydır.
bir kadın, yanındaki adama gerçekten aşıksa; kalabalık bir ortamda konuşurken veya yürürken, erkeğin yamulan yakasını, dağılan saçını veya gömleğinin üzerindeki ufacık bir tozu, farkında bile olmadan eliyle düzeltir.
bu hareket;
sahiplenme: "sen bana aitsin, senin kusursuz görünmen benim sorumluluğum" mesajıdır.
şefkat: içinde hafif bir anne şefkati barındırır.
yakınlık: fiziksel mesafenin sıfırlandığı, mahremiyet alanına izinsiz girilebilen o güvenli bölgedir.
ayrıca, adam heyecanla kendisinin hiç ilgilenmediği bir konuyu (araba motoru, ofsayt kuralı veya siyaset) anlatırken, kadının sıkılmadan, telefona bakmadan, adamın gözlerinin içine "dünyanın en önemli şeyini anlatıyormuş gibi" hayranlıkla bakmasıdır.
eğer bir kadın; "montunu giy üşürsün", "aç durma", "hızlı sürme" diye darlıyorsa seviyordur. ne zaman ki bu darlamayı bırakır, "ne halin varsa gör" moduna geçer; işte o zaman geçmiş olsun, aşk bitmiştir.
(bkz: beden dili) (bkz: kadınlar) (bkz: şefkat)
bir kadın, yanındaki adama gerçekten aşıksa; kalabalık bir ortamda konuşurken veya yürürken, erkeğin yamulan yakasını, dağılan saçını veya gömleğinin üzerindeki ufacık bir tozu, farkında bile olmadan eliyle düzeltir.
bu hareket;
sahiplenme: "sen bana aitsin, senin kusursuz görünmen benim sorumluluğum" mesajıdır.
şefkat: içinde hafif bir anne şefkati barındırır.
yakınlık: fiziksel mesafenin sıfırlandığı, mahremiyet alanına izinsiz girilebilen o güvenli bölgedir.
ayrıca, adam heyecanla kendisinin hiç ilgilenmediği bir konuyu (araba motoru, ofsayt kuralı veya siyaset) anlatırken, kadının sıkılmadan, telefona bakmadan, adamın gözlerinin içine "dünyanın en önemli şeyini anlatıyormuş gibi" hayranlıkla bakmasıdır.
eğer bir kadın; "montunu giy üşürsün", "aç durma", "hızlı sürme" diye darlıyorsa seviyordur. ne zaman ki bu darlamayı bırakır, "ne halin varsa gör" moduna geçer; işte o zaman geçmiş olsun, aşk bitmiştir.
(bkz: beden dili) (bkz: kadınlar) (bkz: şefkat)
bir zaman çok sevilmiştim. çok sevilmek güzel ama o abartılı takıntılılık gerçekten çok kötü ve sizi, seven kişiden uzaklaştırıyor.
Entry yazmak için giriş yapın.