Hasan Ufuk Çakır ismi, son dönemde istifası, ardından AKP’ye geçişi ve bu süreçte yaptığı kamuoyu açıklamalarıyla daha görünür hale geldi. Siyasette parti değişiklikleri elbette yeni bir durum değil; ancak Çakır’ın süreci, zamanlama ve söylem açısından tartışmaları beraberinde getirdi.
Özellikle istifa kararının ardından yaptığı açıklamalarda, önceki siyasi duruşuna yönelik eleştirel bir dil kullanması, “neden daha önce değil de şimdi?” sorusunu gündeme taşıdı. Siyasette fikir değişimi meşru kabul edilse de, bu değişimin seçmen iradesi, etik tutarlılık ve şeffaflık başlıkları altında yeterince gerekçelendirilip gerekçelendirilmediği sorgulandı.
AKP’ye geçiş sürecinde yapılan “ülke menfaati”, “hizmet siyaseti” ve “istikrar” vurguları, benzer geçişlerde sıkça duyulan kalıplarla örtüşüyor. Bu durum, açıklamaların samimiyetinden ziyade siyasi strateji ekseninde okunmasına yol açtı. Eleştirilerin merkezinde ise, seçmene verilen sözlerin hangi noktada geçerliliğini yitirdiği ve bu kararın kişisel mi yoksa konjonktürel mi olduğu soruları yer alıyor.
Hasan Ufuk Çakır
Saygı öztürk adındaki gazeteci o dönem köşesinde bu şahıs ile alakalı şunları yazmış:
"Mersin’de 1 milyona yakın Yörük-Türkmen var. Kendilerinden birisi olarak gördükleri Hasan Ufuk Çakır ’ı CHP’de temsilci olarak görmek istiyorlar. Babadan siyasetçi Hasan Ufuk Çakır , Yörük-Türkmenlerin niçin sesi olmasın? Yıllardır sahipsiz kalan, dağa-taşa hitap eden, onlara köprü olan köklü bir aileden olduğu da biliniyor. O yüzden olsa gerek babası, her dönem Süleyman Demirel ’e en yakın isimlerden birisi olmuştu."
"Mersin’de 1 milyona yakın Yörük-Türkmen var. Kendilerinden birisi olarak gördükleri Hasan Ufuk Çakır ’ı CHP’de temsilci olarak görmek istiyorlar. Babadan siyasetçi Hasan Ufuk Çakır , Yörük-Türkmenlerin niçin sesi olmasın? Yıllardır sahipsiz kalan, dağa-taşa hitap eden, onlara köprü olan köklü bir aileden olduğu da biliniyor. O yüzden olsa gerek babası, her dönem Süleyman Demirel ’e en yakın isimlerden birisi olmuştu."
Entry yazmak için giriş yapın.