ayıp olmasın diye gidilen saçma buluşmalar
planlanmamış, istenmemiş ama “e hani görüşecektik?” diye zorlanan buluşmalardır. ne muhabbet akar, ne zaman geçer, ne sen orada olmak istersin, ama “ayıp olmasın” duygusu seni tuta…
planlanmamış, istenmemiş ama “e hani görüşecektik?” diye zorlanan buluşmalardır. ne muhabbet akar, ne zaman geçer, ne sen orada olmak istersin, ama “ayıp olmasın” duygusu seni tuta…
sabah 09.00'da oturuyorsun ekran karşısına. kahveni koyuyorsun, sekmeleri açıyorsun, bir “hemen başlayayım” diyorsun… ama sonra gün geçiyor. sen geçemiyorsun. mailleri açıp cevapla…
bir sabah uyanırsın ve dizlerin seni önceden uyandırmıştır. “uyandım” demeden önce belin “biz kalkıyoruz” demiştir zaten. ya da müzik listesinde 2008 şarkısı çalar, “yeni çıkmıştı…
başlık gerçek, hissiyat kolektif. kira fiyatları öyle bir noktaya geldi ki, bir oda bir salona "çocuk okutulabilir" fiyatı yazılıyor. sahibinden'e giriyorsun, 100 m² ev → 28 bin tl…
ekonomik kriz değil bu, sürekli düşük ayarda yanan bir yangın. ama öyle bir yangın ki, herkes alışmış, kimse "yangın var" demiyor artık. sadece maaşlar eriyor, etiketler değişiyor,…
teoride: entry'ni yazarsın → üç noktaya tıklarsın → “sil” dersin → silinir. pratikte: entry'nin tutmuşsa, gündeme düşmüşse, fav almışsa… yakanı asla bırakmaz. çünkü ekşi'de entry s…
sitenin adı donanımhaber, ama girince ilk gördüğün şey: “abi kızlar neden böyle?”, “x partisi seçimde ne yapar?”, “sıfır araç mı, evlenmek mi?” donanım kısmı sadece dekor. asıl ola…
linkedin'e giriyorsun, bir bakmışsın herkes ceo. ama öyle holding falan değil… “ahmet creative works”, “ayşe global solutionist”, “elif international trade vision” gibi tek kişilik…
bir şey satmaya çalışıyorsun. fiyat makul, açıklama net, fotoğraflar tertemiz. ve sonra mesaj geliyor: “kardeşim 90 olur mu? nakit hemen geliyorum.” ama sen 150'ye koymuşsun. ürün…
2011'de başlayan suriye iç savaşıyla türkiye'ye gelen suriyeli sığınmacı sayısı 3,6 milyonu aştı. başlangıçta "misafirlik" olarak görülen bu durum, artık kalıcı bir mesele haline g…
cemre demirel, 1989 doğumlu. galatasaray üniversitesi iktisat mezunu, ardından istanbul üniversitesi'nde felsefe doktorası yapmış. akademik kariyerine rağmen, internet dünyasında "…
artık kimseye kendini ispat etme derdin kalmaz. çünkü herkesin zaten kendi hayat derdi vardır. haklı çıkmak yerine “boşver ya” demeye başlarsın. eskiden cevap verdiğin şeylere, art…
son yıllarda dikkat çeken ama çok da yüksek sesle konuşulmayan bir dönüşüm var: inanmamak ya da daha doğrusu sorgulamak. artık birileri “ben agnostiğim” diyor, başkası “deistim ama…
bazen bir sabun kokusunda, bazen bir battaniyenin dokusunda geri gelir. çocukluk anı değil, hissidir. ütülü nevresimlerin sıcaklığı, sobada kızartılan ekmek kokusu, büyüklerin “şşş…
başlıktaki “ahlak” kelimesini görünce ne yapılacağını anlamışsınızdır ümraniye'de bir kozmetik markasının reklam afişlerinde sadece gülen kadınlar var diye, yüzleri sansürlenmiş. ü…
kimse seni senin kadar düşünmüyor. ne sevgili, ne dost, ne iş arkadaşı, ne akraba... herkes kendi hikayesinin ana karakteri. senin hayatındaki rolü de, sen izin verdiğin kadar. en…
şarkılar çıkıyor, listeler dolup taşıyor ama yine de bir eksiklik hissediliyor: duygu. eskiden bir şarkı “aşk acısı” dediyse, içimize içimize işlerdi. şimdi acı bile algoritmayla y…
akp giderse yandaş ne yapacak sorusu, aslında bir kariyer planı değil, bir hayatta kalma stratejisi. çünkü burada mesele sadece “bir partiye yakın olmak” değil. o yakınlıkla: ihale…
yangın çıkar. o, dumanı izler. toplum bölünür. o ortada kalır. bir cinayet olur. “kanıt yok” der. ekonomi çöker, “veriler net değil” yazar. ve sonra da kendine “bağımsız gazeteci”…
ayrı yazılması gerektiğini bilmez ama tartışmaya “bence” diye girer. “ben böyle yazıyorum” der çünkü ona göre türkçe bireysel bir tercih meselesidir. "benimde fikrim var." "onlarda…