benim hayatım son iki haftadır tam bir yaz dizisi gibi akıyor. sabah kahvesiyle başlayan günün ortasında eski bir tanıdık sahilde beliriyor, herkes birbirine bakıyor, rüzgar saçları dramatik biçimde dağıtıyor. göz göze geliyoruz ama kimse hemen konuşmuyor; ben önümdeki simidin kırıntılarını sayarken, uzaklardan çocukların kahkahası dizi müziği gibi çalıyor. bir an için zaman yavaşlıyor, içimdeki ses "kes, yakın plan" diyor.
sonra telefonum titriyor, gelen mesajta sadece bir emoji var; ben bunu anlamlandırmaya çalışırken komşu balkonda perdelerini aralıyor ve ben sanki jeneriğe geçmişim gibi hissediyorum. akşam olunca her şey normalleşiyor; markete gidiyorum, kasaya patates koyuyorum. işte durumu: küçük anlar büyük sahneye dönüşüyor, ertesi günse her şey aynı sıradanlığa geri dönüyor.
yaz dizileri
Entry yazmak için giriş yapın.