aslında toplumsal bir soruna gerçekten çözüm üretmek yerine, o sorunu bir etiket veya ego tatmini aracı olarak kullanarak, dijital dünyada "en erdemli benim" imajı çizmeye çalışan modern zaman fenomenleridir.
bu kitlenin en büyük özelliği, bağlamdan kopuk bir kelimeyi veya masum bir şakayı cımbızlayıp oradan bir mağduriyet devşirmektir. genelde klavye başında dünyayı kurtardıklarını sanırlar ama gerçek hayatta elini taşın altına koyan birine rastlamak çölde su bulmak kadar zordur.
duyar kasanların ortak özellikleri şunlardır:
anlamadan saldırma:
attığınız bir tweetin veya yaptığınız bir şakanın sonuna "ama x kişileri bunu duyarsa çok üzülür, nasıl böyle vicdansız olursunuz?" diyerek damlarlar. niyet okumakta üstlerine yoktur.
erdem sinyalleme (virtue signaling):
bir konuyu gerçekten savundukları için değil, o konuyu savunmanın "popüler" ve "güvenli" bir liman olduğunu bildikleri için ses çıkarırlar. buna duyar kasmak denir çünkü yapılan eylemin samimiyet katsayısı sıfıra yakındır.
seçici duyarlılık:
kendi mahallelerinden bir yanlış yapıldığında üç maymunu oynayıp, karşı taraftan en ufak bir hata gördüklerinde linç kültürünün fitilini ateşlemekte profesyoneldirler.
her şeyi siyasallaştırma:
bir kedinin miyavlamasından bile toplumsal cinsiyet eşitliği veya ekonomi politikasına dair bir mağduriyet çıkarabilirler. bu tiplerle sohbet etmek, mayın tarlasında yürümek gibidir; nerede patlayacağınızı asla bilemezsiniz.
özetle; samimiyetin bittiği, duyarlılık adı altında başkalarını yargılamanın ve parmak sallamanın başladığı yerdir. sosyal medyanın yorucu, gri ve aşırı hassaslaşmış yüzüdür.
(bkz: dijital faşizm) (bkz: duyar duyarı çeker) (bkz: samimiyetsizlik)
duyar kasan insanlar
Entry yazmak için giriş yapın.