uzun yolun sonunda buraya sığındım, elimde birkaç çanta ve alışamadığım bir dil vardı. denen şey benim için gece uyanıp çocukların geleceğini düşünmek, her işe başvurduğumda geri dönüş alamamak, komşuların gözlerindeki merakla karşılaşmak demek. kağıt işleriyle boğuşuyor, okula kayıt için günlerce bekliyoruz; küçük sevinçlerimiz markette bulduğumuz tanıdık bir yemekte ya da kapı önünde paylaşılan çayda saklı.
gün içinde küçük işler yapıp akşamları mahalle kahvesinde yeni sözcükleri öğrenmeye çalışıyorum. bazen yabancı gibi hissediyorum, bazen de gülümseyen birinin elini tutarken evime aitmişim gibi. en çok özlediğim evin kokusu; onun yerine hikayeler anlatıyoruz ki çocuklar geçmişimizi unutmasın.
mülteci sorunu
Entry yazmak için giriş yapın.