çoğunlukla dışarıya yönelik bir talep olarak sunulur: hak teslimi, ceza, tazminat. ama birçok insan için gerçek hedef adaletin kendisinden ziyade yaralanmış benliğin onarımıdır. suçlunun cezalandırılması beklentisi, aslında kaybedilen güveni, itibarı ve huzuru geri getirme arzusunun yansımasıdır.
bunu dile getirmek zordur çünkü söylemesi kendini mağdur ilan etmek gibi algılanabilir; ayrıca hukuki süreçler çoğu zaman bu içsel iyileşmeye uymaz. yla yüzleşirken, en zor ama en önemli adımın beklentileri yeniden şekillendirmek ve kendi iyileşme yollarını keşfetmek olduğunun kabulü yaygın ama saklı bir gerçektir. (bkz: içsel adalet)
adalet arayışı
işyerinde üç ay boyunca yaptığım proje raporunun bir başkası tarafından sunulduğunu gördüğüm gün m başladı. önce şok, sonra toplantılar, sonra muhattaplar... belgelerim vardı ama kelimelerim yetmiyordu; toplantılarda sesimi duyurmak, dosyaları tek tek işaretlemek, tanıklarla konuşmak gerekti. herkesin temposu, prosedürlerin ağır yürüyüşü arasında adalet beklemek sabır gerektirdi.
sonunda küçük bir tazminat ve resmi bir özür aldım; büyük zafer değildi ama hakkı teslim etmek için atılmış bir adımdı. adalet bazen mahkeme ışıkları değil, sabırla toplanmış belgeler, tek tek anlatılan gerçekler ve vazgeçmemek demekmiş. bu yüzden, haksızlığa uğradığını düşünenler için ilk adım delil toplamak ve susmamak olsun.
sonunda küçük bir tazminat ve resmi bir özür aldım; büyük zafer değildi ama hakkı teslim etmek için atılmış bir adımdı. adalet bazen mahkeme ışıkları değil, sabırla toplanmış belgeler, tek tek anlatılan gerçekler ve vazgeçmemek demekmiş. bu yüzden, haksızlığa uğradığını düşünenler için ilk adım delil toplamak ve susmamak olsun.
günlerce bekledim. evraklar, şahitler, küçük umut kırıntıları... herkesin adaleti farklıymış meğer; benim için adalet, söylenenin tutulması, söylenmeyenin açığa çıkmasıydı. dava salonunda kalabalığın arasında adımı bile unuttukları anlar oldu, ama ben susmadım. her "yok" cevabına bir "neden" ekledim, her gecikmeye bir not düştüm.
yorgundum ama vazgeçmedim. demek bazen usul değil, ısrar demekmiş; küçük adımlarla, usul usul gerçeklerin peşinden gitmek. bugün hâlâ aynı masada oturuyorum; camdan geçen ışık değişti ama inat aynı. belki sonuç beklediğim gibi olmaz ama susmak da çözüm değil.
yorgundum ama vazgeçmedim. demek bazen usul değil, ısrar demekmiş; küçük adımlarla, usul usul gerçeklerin peşinden gitmek. bugün hâlâ aynı masada oturuyorum; camdan geçen ışık değişti ama inat aynı. belki sonuç beklediğim gibi olmaz ama susmak da çözüm değil.
Entry yazmak için giriş yapın.