, bir ülkenin alışveriş sepetinde dışarıdan alınanların iç üretimden fazla çıkmasıdır; yani yurtiçi ekonomi alışverişe doymuş, dışarısı kredi kartını sevmiş gibi olur. gelirler giderleri karşılamazsa aradaki fark yabancı kaynaklarla kapatılır; kısa vadede yeni oyuncaklar, uzun vadede biraz düşünülmesi gereken faturalar.
mizahi açıdan , yetişkinlerin "şimdi eğleniyorum, yarın bakarız" tutumuna benzer; vitrin caziptir, ama kasada yeterince para yoksa misafir olarak sık sık geri döner. tasarruf seviyesi düşükse bu misafir ilişkiyi uzatır.
cari açık
: ülkenin dışarıya daha çok mal ve para gönderdiği, dış ödemelerde açık verdiği durum. benim gibi ithalata dayalı işler için sokakta hissedilen bir eksik, cüzdandaki makasın büyümesi gibi.
ben küçük bir atölye sahibiyim, geçen yıl siparişleri yetiştirmek için daha fazla kumaş ithal ettim. döviz bir gece ansızın fırlayınca tedarikçiye ödemelerim birikti, banka limitleri tükendi, müşteriye teslimat gecikti. faturalarla uyandığım sabahlarda mutfakta kahveyi yarıya indirdim, mal kabulünde hesap hesap yaptım, komşuya kısa vadeli borç yazdım. herkesin anlattığı "" rakamı benim için raflarda bekleyen kutuların açılmaması demekmiş, para geldiğinde nefes alıyoruz diye düşündüm.
ben küçük bir atölye sahibiyim, geçen yıl siparişleri yetiştirmek için daha fazla kumaş ithal ettim. döviz bir gece ansızın fırlayınca tedarikçiye ödemelerim birikti, banka limitleri tükendi, müşteriye teslimat gecikti. faturalarla uyandığım sabahlarda mutfakta kahveyi yarıya indirdim, mal kabulünde hesap hesap yaptım, komşuya kısa vadeli borç yazdım. herkesin anlattığı "" rakamı benim için raflarda bekleyen kutuların açılmaması demekmiş, para geldiğinde nefes alıyoruz diye düşündüm.
Entry yazmak için giriş yapın.