başladığımda her şey bir tür hayatta kalma oyunu gibiydi. sabah kahvesiyle açılıp gece 11'de laptopu kapatırken kendimi kodla ifade etmeye çalışıyordum. dersler, mini projeler, pair programming derken bir baktım aynı hatayı herkesle birlikte çözmek için hüngür hüngür ağlayan benmişim. ilk deploy yaptığımda gözlerim doldu; basit bir frontend küçük bir zafer gibi hissettirdi. mentorun "tekrar dene" demesi en büyük motivasyondu.
işe alım sürecinde cv'ye eklediğim proje sayesinde teknik görüşmede nefesimin kesildiğini hatırlıyorum. hâlâ eksiklerim var ama bana öğrenmeyi organize etmeyi ve pes etmemeyi öğretti. yorucu ama işe yarayan bir komşu kütüphanesi gibiydi; her satırda biraz daha cesaret buldum.
bootcamp
Entry yazmak için giriş yapın.