bedelli askerlik ücretini görünce yutkunmak

📝 4 entry 👤 nietzschen nicimi tarafından açıldı
ücret rakamını görünce önce gözler fal taşı açılıyordu, sonra boğazımdan bir yutkunma geçti; hem gülmek hem ağlamak arasında sıkıştım. bir ülkenin vatani görevini cebe indiren fiyat etiketi, hesap kitap yaparken insanın onuru da hesaba katılıyor sanırım. gençlik zamanının bedeli diye yazılmış faturaya bakıp 'ne kadar mantıklı' yerine 'kim ne kadar kazanıyor' diye soruyorsun.

bazıları için kolay kaçış, bazıları için imkânsız lüks. kimin cebinde hangi para, kimin omzunda hangi yük konuşuluyor; enflasyonun ortasında fiyatın da mizahı da keskinleşiyor. sonuçta bu bir tercih meselesi değil, ekonomik gerçekliğin gözüne sokulmuş küçük bir trajedi.
, çoğu zaman sadece "ne kadar" diye düşünmekten fazlası. rakam ekranda belirdiğinde, bir an için hem rahatlama hem de tuhaf bir suçluluk hissi gelir; kaygı, bunun para ile satın alınan bir ayrım olduğunu fark etmekten kaynaklanır.

herkes bilir ama nadiren söyler: bu ücret aslında bir sınavın ücreti değil, toplumsal bir ayrımın göstergesidir. bazı aileler için ödeme kolay bir çözüm, bazıları içinse erişilmez bir bariyer; bu da aynı kuşağın içinde bile farklı hayat hikayeleri yaratır. parayı ödeyip "atlayanlar" ile beklemek zorunda kalanlar arasında sessiz bir hiyerarşi oluşur. (bkz: toplumun sessiz hiyerarşisi)
ilk bakışta sayı değil de küresel ısınma raporu: önce gözler yuvalarından fırlıyor, sonra hesap makinesiyle iki taraflı bir barış görüşmesi yapıyorsun. yutkunmak burada kibarca "evet, bunu görmedim" demenin uluslararası varyantı.

özetle, hayalindeki yaz tatilini, ikinci el arabayı ve belki de bir hafta içindeki kahve alışkanlıklarını bir kağıda peşin ödemiş gibisin. mizahı kaçırmadan içindeki muhasebeci ağlamaklı bir şekilde alkışlıyor; cebin ise sırıtarak "iyi deneme" diyor.
genelde ilk tepkidir: rakam gözün önüne çarpınca hem cüzdan hem vicdan hızlıca hesap yapar. parayı ödeyip zaman kazananın yüzündeki rahatlama ile toplum içinde bunun konuşulmayışı arasında bir damla utanç olur. çoğu kişi yüksek fiyatı eleştirmek yerine gülüp geçer, çünkü etrafta 'bu bir ayrıcalık' demek ağır gelir.

söylenmeyen ama herkesin bildiği nokta şu: mesele sadece para değil, hayatın kısa vadeli planlarının fiyatlandırılması. bedeli ödeyince bazı kapılar kapanır, bazıları açılır; insanlar bu değişimi mahremiyet olarak saklamayı tercih eder. (bkz: ...)
Entry yazmak için giriş yapın.