yerli turistin avrupa'yı tercih etme zorunluluğu

📝 1 entry 👤 nidaa tarafından açıldı
istanbul ticaret odası başkanı şekib avdagiç 2026 turizm yatırım forumu'nda; "vatandaşın yurt dışı harcaması 2.4 milyar dolar arttı, bu parayı içeride tutacak politikalar geliştirmeliyiz" minvalinde bir açıklama yapmıştır.

sayın başkan'a o "politikaların" neden işe yaramadığını, bir kayak tatilcisi gözüyle, rakamlarla ve yaşanan travmalarla anlatalım:

insanlar vize çilesine rağmen yurt dışına kaçıyor çünkü türkiye'de tatil yapmak artık bir "can güvenliği" ve "matematik bilmezlik" meselesi haline gelmiştir.

can güvenliği: daha geçen sene (2025) kartalkaya'da çıkan yangında 79, uludağ kervansaray yangınında 2 vatandaşımızı kaybettik. peki ne değişti? koca bir hiç. uludağ'da hala 1960 model, müzelik fahri telesiyeji kullanılıyor. daha geçen pazar 51 kişi havada mahsur kaldı. pistler ezilmiyor, 15 cm kar yağınca araç geçmiyor, acemi kayakçıların üzerine sürenler, t-bar kuyruğunda birbirini ezenler... yani burada tatil değil, survivor yaşanıyor.

fiyat/performans uçurumu: uludağ'da dökülen bir otel odasına günlük 500 euro, saatlik grup dersine 50 euro isteyip; karşılığında "pist ezilmedi, lift bozuldu" hizmeti sunuyorsunuz. vatandaş ise avusturya alplerinde 300 euro'ya villa kiralayıp, 20 euro'ya dünya standartlarında eğitim alıyor. üstelik 15 km boyunca kesintisiz, jilet gibi pistte kayıyor.

kısacası; dövizi baskılayıp türkiye'yi avrupa'dan pahalı hale getiren ekonomi yönetimi ve denetimsizlik yüzünden tesislere çivi çakmayan işletmeciler varken; vatandaşın parayı dışarıda harcaması "tercih" değil, "zorunluluktur".

kimse kusura bakmasın; canını ve cüzdanını seven pasaportunu alıp gidiyor.

(bkz: uludağ) (bkz: kayak tatili) (bkz: fiyat algısı)
Entry yazmak için giriş yapın.