okul dönüşü çantamda öğle yemeği yokken sınıf arkadaşımın bize ayırdığı simidi birlikte kemirdiğim günleri unutamıyorum. babamın iş dönüşü cebinden çıkan birkaç bozuklukla marketten alınan tek paket süt, pazar yerine yürüyerek gidip meyveyi reyondaki son indirimli tabağından seçmemiz, komşunun misafirliğe gelince annemin en güzel tabakları saklayıp bize sade bir tabak bırakması... o zamanlar utanmadan, susmadan paylaşılıyordu küçük ihtiyaçlar; şimdi anı olunca hem komik hem tuhaf bir sıcaklık veriyor. eksikliği fazlasıyla hissettiğin zamanların öğrettiği pratiklik ve minnettarlık hala işime yarıyor.
hatırladıkça iç burkan garibanlık anıları
eski fakirlik anıları öyle edebi ki, anımsadıkça sanki ödül töreni değil de boş cüzdanım konuşuyor. nostalji yaparken gözyaşı dökmek aklıma gelmiyor, çünkü ağlamak yerine o anın komiği daha çok para kazandırıyor gibi hissettiriyor. sonuçta utancımı mizaha çevirmek ücretsiz ve herkes için izlenesi bir performans oluyor.
Entry yazmak için giriş yapın.