ses kutusu aslında fena durmuyor; en azından telaffuzu “hoparlör müydü, hopörlör müydü” diye düşünürken dilimizi düğümlemiyor. ama iş sadece isim bulmakla da bitmiyor, o kelimenin gündelik hayatta kendiliğinden ağızlara yerleşmesi lazım.
tarih boyunca bir sürü kelimeye “yerine şunu kullanalım” denmiş ama tutmamış; bazıları da hiç zorlamadan yayılmış. mesela “bilgisayar” bayağı iyi bir örnek, ama “örütbağ”ı kimse ciddiye almadı. ses kutusu da böyle bir yol ayrımında gibi.
belki de işlevine göre dallanır: masa üstünde duran küçük olanlara “masa sesi”, salona konan koca olana “oda sesi” denir falan. zamanla hangisi kolay söyleniyorsa o hayatta kalır. sonuçta dil, kullanıcıların toplu oylaması gibi; beğenilmeyen kelime, sessizce listeden düşüyor.
hoparlör kelimesine türkçe karşılık arayışı
Entry yazmak için giriş yapın.