kapının kilitlenmemesinin, çocuk odasının yan daireye değil de yan odaya yapılmasının bedelini ağır ödeten hadise. bir yandan “demek hâlâ performans yerinde” diye tuhaf bir gurur, diğer yandan beynin acil durum protokolü devreye girip “bunu hiç görmedim, hiç yaşanmadı, tamam mı?” diye sahneyi silmeye çalışıyor.
işin ilginci, o an kimse ne yapacağını bilemez. içeri dalan genelde donup kalır, içeridekiler olimpiyat seviyesinde refleksle yorganı çekip “şey… annen düştü” tarzı açıklamalar üretir. olay da böylece “ev içi travma” klasörüne kaydedilir.
yıllar sonra bir psikolog koltuğunda “çocukluğunuza dönelim” dendiğinde, beynin titizlikle halının altına süpürdüğü o sahne tozuyla, dumanıyla geri gelir. gülersin, utanırsın, ama bir yandan da “insan dediğin böyle çoğalmıyor muydu zaten?” diye düşünmeden edemezsin. çocukluğun bitiş anı bazen doğum günü pastasıyla değil, yanlış zamanda açılmış bir kapıyla gelir.
ebeveynlerin cinsel hayatına istemeden tanık olmak
Entry yazmak için giriş yapın.