harcırah
görev nedeniyle başka bir yere giden çalışana, yemek, konaklama ve yol gibi giderlerini karşılaması için ödenen ödenektir. yolluk bunun bir alt kalemidir. "istanbul'daki seminere k…
görev nedeniyle başka bir yere giden çalışana, yemek, konaklama ve yol gibi giderlerini karşılaması için ödenen ödenektir. yolluk bunun bir alt kalemidir. "istanbul'daki seminere k…
bir dilekçede ya da yazışmada “dayanılarak”, “referansla” anlamında kullanılır. bir belgeye, yasaya veya önceki yazıya atıf yapmak için tercih edilir. "sayın bakanlık makamına; 03.…
kamu kurumlarında veya şirketlerde harcamaların azaltılması amacıyla alınan önlemlerdir. genellikle bütçe kısıtlamaları döneminde gündeme gelir. "elektrik ve kırtasiye harcamaların…
bir eşyayı, cihazı ya da demirbaşı resmî olarak bir kişinin sorumluluğuna verme işlemidir. aynı zamanda zimmetteki mal kaybolursa sorumlu kişi hesap vermek zorundadır. "yeni bilgis…
devlet memurlarına veya çalışanlara, görev amacıyla başka bir yere gittiklerinde ödenen ulaşım ve konaklama gideridir. harcırahın bir parçası sayılır.
bir kişinin, başka bir kişiye veya kuruma resmî bir işlem için yazılı onay verdiğini gösteren belgedir. genellikle istifa sonrası yeni işe başlama, çocukla ilgili işlemler gibi kon…
resmî kurumların, kişilere veya kurumlara hukuki geçerliliği olan yazılı bildirim yapma yöntemidir. genellikle mahkeme, belediye ya da vergi dairesi gibi kurumlardan gelir. belirli…
birçok kişi “tezat oluşturmak” gibi ifadelerde kullanır ama bu kullanımı yanlıştır. çünkü tezat zaten zıtlık demektir, “tezat oluşturmak” ifadesi tekrar içerir, doğru kullanım "tez…
sadece "katlanmak" gibi anlaşılır ama içinde sabırla direnmek, dayanma gücü göstermek anlamı da vardır. pasif bir durum değil, aktif bir dirençtir.
"büyük olasılık" gibi anlaşılır ama tam tersi, belirsiz ve zayıf bir olasılığı ifade eder. "yüksek ihtimal" gibi ifadeler teknik olarak çelişkilidir.
"bağımsız" anlamındadır ama sadece evler için kullanıldığı sanılır. oysa bir fikir, kurum ya da birey için de kendi başına hareket eden, bağımsız anlamında kullanılabilir.
genelde "izin vermek" gibi algılanır ama asıl anlamı hoşgörü göstermek, görmezden gelmektir. bir şeyi onaylamak değil, tolere etmektir. müsamaha
"bilerek" ya da "kasten" anlamında kullanılır, ama bazı kişiler bunu "birine ait" gibi düşünür. aslında mahsus, bilinçli olarak yapılan şeyler içindir.
sıklıkla "sanmak" ile karıştırılır. ikisi aynı anlama gelse de "zannetmek" eski ve daha edebi bir ifadedir, "sanmak" ise günlük dilde daha yaygındır. ancak "zannederim" yerine "san…
bazı kişiler "kıskanmak" ile eş anlamlı sanır. oysa haset, birinin sahip olduğu şeyin onun elinden gitmesini istemektir; kıskanmak ise sadece onun da sende olmasını istemektir.
genellikle "hırs" anlamında kullanılır ama asıl anlamı tutku, aşırı istektir. olumlu ya da olumsuz bir yönde olabilir, ama sadece başarı arzusu değildir.
müjde evrim alasya, 2 ağustos 1979 tarihinde izmir'de doğmuştur. dokuz eylül üniversitesi güzel sanatlar fakültesi tiyatro bölümü mezunudur. oyunculuğa 1999 yılında pınar çocuk tiy…
ekrem imamoğlu, istanbul cumhuriyet başsavcılığı tarafından suç örgütü lideri olmakla suçlanarak gözaltına alındı. hakkındaki iddialar arasında rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, iş…
tanım, bir kavramın, nesnenin, olayın veya olgunun ne olduğunu, özelliklerini, sınırlarını ve diğer kavramlardan farkını açık, net ve anlaşılır bir şekilde açıklamaktır.
taburcu kelimesi, hastane ile ilgili çok duyduğumuz bir terim olmasına rağmen, kökeni tarihsel olarak çok ilginç bir anlam taşır. bugün hastanede tedavi gören bir hasta, tedavi son…